Cuma, Mayıs 25

Cem Uzan: Benden iyisi yok


Cem Uzan, önümüzdeki seçimlerde de iddialı. İttifakların Genç Parti’nin lehine olduğunu, dişli beş parti çıktığını söylüyor. Uzan, ‘Şirketlerimi yağmalayarak, sadece bir kısmını 6.5 milyar dolara sattılar. Yatırım nasıl yapılır, istihdam nasıl yaratılır, bunu Türkiye’de benden iyi bilen insan varsa, ben bilmiyorum’ diyor

Genç Parti (GP) Genel Başkanı Cem Uzan, sürpriz bir çıkış yaptığı 3 Kasım 2002 seçimlerinin ardından gözünü, 22 Temmuz 2007 seçimlerine dikti. Malvarlığına el konulan, ailesi yurtdışında kaçak hayatı yaşayan Uzan, hangi partiyle ittifak yapacağı, özel hayatı ve seçim vaatleri gibi merak edilen konuları AKŞAM’a anlattı. Uzan, internette “hit” olan ve GP’ye atfen gündeme getirilen “İktidara gelirsek hamilelik 3 aya inecek”, “Şehrazat 1 YTL olacak” sözlerinin de aralarında bulunduğu “seçim vaatlerini” açıkladı. Uzan, bunlara çok güldüğünü belirterek, “Dava açar mısınız” sorusunu, “Olur mu öyle şey. Ülkenin yüzünün güldüğünü görmek çok güzel” diye yanıtladı...

Menderes gibi linç edildim

İki Cem Uzan imajı var: İlki size oy verenlerin Uzan’ı, diğeri şaibeli görünen Cem Uzan...

- Türkiye’de çamur at izi kalsın devri kapandı. 5 yıldır buradayım. Başım dik, alnım açık. Türk siyasi tarihinde herhalde Demokrat Parti olayından sonra en büyük siyasi linçe maruz kalan insanım. Tamamen siyasi amaçla yapılan bir linç ve hâlâ ayaktayım, mücadeleye devam ediyorum. Bu da insanımızın gözünde, gönlünde yer buldu. Zaman her şeyi ortaya koyacaktır.

Bu önyargılar neden?

- 300 küsur sandalyeyle TBMM’de oturan ve “Siyaseti bırak yoksa mahvederiz” diyen bir iktidar nedeniyle.

10 defa söyledik

İttifak var mı, yok mu?

- Yok, yok, yok.

Önce DP, sonra CHP ile karşılıklı sıcak mesajlar geliyordu?

- Görüşmeler oldu. Siyasette nezaket, zaafiyet olarak algılanıyor. Ben siyasete yeni bir üslup getirmeye çalışıyorum. Bir şey bir defa söylenir, 10 defa değil. Tek başımıza giriyoruz diyorum, hâlâ “Acaba mı” diye sorgulanıyor.

Yine de Saadet Partisi veya BBP’yle ittifakı sorsam?

- Ben makam için değil, önem verdiğim konuların Türkiye’de gerçekleşmesi için siyaset yapıyorum. Program konuşurum. Az önce söylediğiniz isimlerle ortak bir noktada buluşmam mümkün değil. Talep geldi ama nazik bir şekilde ‘Hayır’ dedik.

Artık gazetelere reklam veriyorsunuz...

- TV reklamları maalesef yasak. Madem yazılı basın serbest, bir kampanya başlattık, devam edeceğiz.

Yasaklı grup var mı?

- Hayır yok. Biz siyasi bir partiyiz ve tüm toplumu kucaklamak zorundayız.

En komiği ‘hamilelik 3 aya inecek’

İnternetteki 1 YTL esprilerini nasıl buluyorsunuz?

- Gördüm. Ne yapayım, ben de gülüyorum.

Dava açar mısınız?

- Olur mu öyle şey? Hayatın güzel tarafı gülebilmek. Türkiye’de insanlar rahat rahat gülebilsinler istiyorum. Ama “Okul kitapları bedava olacak” dediğimde de dalga geçiyorlardı, şimdi bedava. Mazotu 1 YTL’ye indireceğiz, göreceksiniz.

En çok hangisine güldünüz?

- Hamilelik esprisine.

Mağduriyet edebiyatında yokum

Liderlerin fakir geçmişlerine alışığız...

- Ben de bu ülkenin insanıyım. Alman Lisesi’nde okurken okula otobüsle gidiyordum.

Zenginlik avantaj mı, dezavantaj mı?

- Ağlama, mağduriyet edebiyatında yokum. Başı dik Türk milletinin yanındayım. Onun için siyaset yaparım.

Alara tatili kesip Çağlayan’a gitti

Eşinizin İzmir adaylığı kesin mi?

- Henüz değil. Ben çok istiyorum, ikna etmeye çalışıyorum.

Cumhuriyet mitinglerini hiç kaçırmadı...

- Alara o kadar bağımsız bir insandır ki. Tatildeydik, valizini topladı. “Ben Çağlayan’a gidiyorum” dedi.

Siz neden gitmediniz?

- Siyasi oportünizm olurdu.

Eşiniz, hep yanınızdaydı.

- Evet, çok dik durdu.

Yeniden aşık oldunuz mu ona?

- Çok defa.

Bir dönem “Cem Uzan efsaneleri” vardı.

- Benim kurduğum, yönettiğim şirketleri yağmalayarak, sadece bir kısmını 6.5 milyar dolara sattılar. Milyarlarca dolar değerinde yatırım yaptım bu ülkeye, on binlere iş verdim. Yatırım nasıl yapılır, istihdam nasıl yaratılır, bunu Türkiye’de benden iyi bilen insan varsa, ben bilmiyorum.

Siyasette kırgınlık olmaz

Abdullah Gül, cumhurbaşkanlığı adaylığı için randevu istedi, vermediniz?

- Sonucu belli bir görüşme olacaktı. Vaktimi ve Sayın Gül’ün vaktini harcamak istemedim. 2.5 milyon insanın oy verdiği bir partiyi kabullenmeye başlamaları, müspet bir gelişmedir.

Kırgınlığınız var mı?

- Siyasette duygulara, kırgınlıklara yer yok. Vefanın, dostluğun yeri oluyor ama “Kırgınlığa gerek yok” deyip geçeceksiniz.

Babanız ve kardeşiniz, kaçak durumda. “Keşke siyasete girmeseydim” diyor musunuz?

- Hayır demiyorum. Geçmişte yaşanmaz. Ben hayatım boyunca arkama dönüp bakmadım. İleriye baktım, bakmaya devam ediyorum. Kendim, ailem ve ülkem için ileriye bakıyorum.

Aileniz kızmıyor mu size?

- Bilmiyorum.

Zaman zaman şuradalar diye haberler çıkıyor.

- Hiçbir haberi takip etmiyorum. Ben onların nasıl insanlar olduklarını biliyorum. Adnan Menderes’i astılar. Aradan 25, 30 yıl geçti. Devlet töreni ile nakledildi. Siyasi linçler geçmişte olmuştur. Onların yanında benimki hafif kalıyor.

Maçtan önce yorum yapmam

Ulusalcı mı, milliyetçi mi, sosyal demokrat mı, muhafazakar mısınız?

- Hepsi olmamızda sakınca var mı?

İttifaklar için ne diyorsunuz?

- Artık dişli 5 parti var. Merkezdeki tek parti biziz. Diğer partilerle ilgili maç öncesi yorum yapmam.

Hiç yorum yok: