Pazartesi, Ağustos 6

Aysun Kayacı: Yeni Erkek


Yeni erkek arkadaşım


Rekortmen yüzücü Sevindik ile bir süredir beraber olduğunu doğrulayan ünlü manken, "Biz pırıl pırıl, yetenekli iki genciz. Lütfen bizi rahat bırakın" dedi.

New York’a giderken havaalanında Ozan Sevindik adlı gençle görüntülenen Aysun Kayacı, ilk kez Kelebek’e konuştu. Rekortmen yüzücü Sevindik ile bir süredir beraber olduğunu belirten güzel manken, "Biz iki tane güzel, pırıl pırıl, yetenekli genciz. Lütfen bizi rahat bıraksınlar" dedi.

İki hafta önce Ozan Sevindik ile Amerika’ya gittiğiniz yazıldı. Bu doğru mu?

- Evet, doğru.

Yani Ozan Sevindik yeni erkek arkadaşınız...

- Evet, ilişkimiz başladı. Ama çok yeni bir ilişki. Ozan askerden bu ay geldi. Askere gitmeden önce tanışmıştık.

Nasıl tanıştınız?

- Üniversitedeki arkadaşlarım tanıştırdı bizi. Tanışır tanışmaz da zaten askere gitti. Ama bağımız kopmadı. Hep telefonlaştık. Bir hoşlanma durumu vardı ama ilişkiye dönüşmüş bir şey yoktu aramızda. Ozan bir kere benim yaşıtım. Benden bir yaş büyük. Onun arkadaşları da yaşıtım. Hayatımda ilk defa böyle bir ilişki yaşıyorum. O yüzden çok ama çok mutluyum.

O halde New York’a birbirinizi daha yakından tanımak için gittiniz.


- Evet... Bunu burada yapamazdık, çünkü medyanın bizi rahat bırakmayacağını biliyorduk. Belki de Ozan’la New York’ta anlaşamayacaktık, gelince ilişkimizi sürdürmeyecektik, o zaman ne olacaktı? Adım kısa ilişkiler yaşayan, kaçamak yapan manken olacaktı.

Dolayısıyla çiftlerin birbirini tanıma sürecinde konuşmamak, görüntü vermemek en doğal hakkıdır diyorsunuz...

- Kesinlikle. Ama ne yazık ki benim insanları tanıma sürecini yaşamaya hakkım yok. Okulum bitene kadar oyunculuk yapacağım. 2 yıl sonra okulum bitince, kimse saçımın telini bile göremeyecek. Her şeyden elimi eteğimi çekeceğim. Çünkü artık yakınımdaki, beni seven insanlar da bu şöhret mevzusundan zarar görmeye başladılar. Bu doğru değil. Bunu Türk halkına yakıştıramıyorum. Ozan, tanınmak isteseydi, bugüne kadar tanınırdı. Tanınmak istemiyor diye kimse aklına göre meslek uyduramaz, ilişki modeli uyduramaz. Ozan için "Ümraniye’de internetevi sahibi" diye yazdılar. Bunu küçümsemiyorum ama doğru değil ki. Onu tanımadan bunları yazamazsınız.

Peki Ozan Sevindik kimdir?

- Ozan, Galatasaray Lisesi mezunu, New York Üniversitesi’nden 5 yılda mezun olmuş, biri sanat tarihi diğeri de business olmak üzere iki ayrı dalda diploma almış biri... Şu an bir şirkete ortak ve dış ticaret yapıyor. Genç, parlak, kendi işini, kendi geleceğini kurmuş bir çocuk. Son derece saygın ve düzgün bir ailenin çocuğu. Rekortmen yüzücü, askerliğini de yeni yaptı. Havaalanına gazetecileri onun çağırdığını bile yazdılar. Bu kadar olmaz ki ya! Ozan’ın ailesinden özür diliyorum. Ben de genç, güzel, pırıl pırıl, yetenekli bir kızım ama tek kusurum şöhretli olmak.

ŞİŞKO DEĞİLİM KİBUSİNESS UÇAYIM

New York tatili için uçak biletlerini sizin aldığınız gündeme geldi. Biraz da bu iddialar üzerine konuşalım...

- Bu da doğru değil, uçak biletlerini ben almadım ama alabilirdim de yani... Sonuçta kraliçeler gibi yaşamıyorum ki. Ben öğrenciyim ya. Biletleri benim aldığım yazıldığı gibi, ekonomi uçtuğumuz için de saçma sapan şeyler yazıldı. Bugüne kadar Amerika’ya birçok kez gidip geldim ve ben ne tek başıma ne de bir başkasıyla gittiğimde business class uçtum. Çünkü ben şişko değilim, sağlıksız değilim ve insanlardan utanıp, kendimi soyutlayacağım bir durumum yok. Bu bütçe meselesidir. Ben daha 27 yaşındayım ve öğrenciyim. Tabii ki ekonomi sınıfında yolculuk ederim. Business class gidip, sadece alışveriş yapıp gelmedim ben. Müze gezdim, en iyi restoranlarda yemek yedim, Ozan bana okulunu gezdirdi... Her sarışın iyi malzemedir diye bir şey yok! Çünkü ben böyle yaşamıyorum. Ozan da business class uçma derdinde biri değildir. Biz çok farklı şeyler paylaşıyoruz.

Neler yaşıyorsunuz?

- Ozan bana ödevlerimde yardım ediyor, İngilizce öğretiyor, tenis oynuyoruz, onun arkadaşları benim yaşıtım ve hepsiyle çok iyi anlaşıyorum. Hayatımda hiç yaşamadığım şeyler yaşıyorum. Keyifli dakikalar geçiriyorum, çok güzel bir ilişki yaşamaya başladım ama rahat bırakılmıyorum. Üstelik malzeme olmak istemediğim halde rahat bırakılmıyorum. Benim magazine malzeme olmaya ihtiyacım yok. Hele özel hayatımla reklam yapmaya hiç ihtiyacım yok.

Ozan Bey’in ailesiyle tanıştınız mı?

- Evet, ailesini de tanıyorum.

Sevgiliniz bütün bu durumlara ne diyor?

- Gülü seven dikenine katlanır diyor. Ama o bütün bunların önünü yargı yoluyla kesecek. Mesela H.A. adında bir tekstilcinin sevgilim olduğu ve onunla evlenmek üzere olduğum yazıldı. Dava açacağız.

Evet, gerçek sevgilinizin o kişi olduğu ve Göcek’te buluştuğunuz iddia edildi...

- Evet ben Göcek’e gittim, ama iş için gittim, bir teknenin katalog çekimini yaptım. H.A. kimmiş, çok merak ediyorum. Hem benim hem de Ozan’ın şerefine dil uzatıyorlar. Çünkü bu işlerine geliyor. Ne yazık ki magazinde hoş, ahlaklı, doğru düzgün işlerle kimse ilgilenmiyor.

OZAN SOFİSTİKE BİRİ VE ŞARAPTAN ANLIYOR

Londra’ya kız kardeşinizin yanına gittiğinizi söyleyerek H.A.’yı kandırdığınız, Ozan Sevindik ile New York’a gittiğiniz de bir başka iddia...


- Kardeşim Londra’da değil ki... Döneli çok oldu. Herkes kafasına göre bir hikaye yazıyor. Çok ayıp.

Bir önceki röportajımızda, "Hayatımdaki erkek sofistike olmalı ve şaraptan anlamalı" demiştiniz. Ozan Bey böyle biri mi?

- Evet. Çok iyi anlaşıyoruz, çok ortak zevklerimiz var. Benim için her anlamıyla tamamdır yani. Biz, birbirine aşık olan, iki tane pırıl pırıl genciz. Ne olur bizi rahat bıraksınlar, tek isteğim bu.

Belki çok erken bir soru ama bu beraberlikte "evlilik" telaffuz edilmeye başlandı mı?

- Evlilikten bahsetmek için çok erken. Önce ailelerimiz tanışsın... Tek bir arzum var, onunla olan bu mutluluğumun ömür boyu sürmesi. Hak ettiğim ilişkiyi en sonunda yaşadığımı düşünüyorum. O da bana değer veriyor ve dimdik yanımda duruyor. Ozan öyle playboy sıfatlarını asla hakketmeyen biri. Çok üzülüyorum böyle olmasına. Benim şöhretim onu da üzüyor. Bütün bu iddiaların altında belki de başka bir şey var.

Yani biri mi bu haberleri yaptırıyor?

- Hiç bilmiyorum.

Aysun Kayacı olmanın bir bedeli var

Biliyorsunuz ki geçtiğimiz günlerde bir vatandaş, "Pepsi içtim, Aysun beni öpmedi" diyerek Pepsi’ye dava açtı. Bu konudaki düşüncülerinizi merak ediyorum.

O konuda taraf olamam. Ben o reklamın sadece oyuncusuyum. Paramı alıyorum ve bitiyor. Ben Türk halkının o kadar gerizekalı olduğunu düşünmüyorum. Bu kampanya için çok şey konuşuldu. Eğer insanlar "Bir öpüştü, bu kadar para aldı" diye düşünüyorsa, ben Türk halkından özür diliyorum. Haklılar. Ama bir öpüşüp o kadar para almadım. Öpüşmeseydim de o parayı alacaktım. Bir perdeciyle anlaşsaydım da Pepsi’den aldığım parayı alacaktım yani...
Aysun Kayacı olmanın bir bedeli var. Ben gençliğimi, çocukluğumu yaşayamadım. İki kez burnumdan estetik ameliyat geçirdim, acılar çektim. Yeri geldi ailemden, arkadaşlarımdan koptum. Bu kadar bedel ödemişken, Pepsi kampanyası benim için bir fırsattı ve ben de değerlendirdim. Kimse kusura bakmasın. Yakında ikinci reklam filmini çekeceğiz. Süper bir film olacak.

Hiç yorum yok: